İçeriğe geç

100 Günde Öğrenmeye Dair Öğrendiklerim

Yazar: Gizem Gökçe

Ben çevirmenim. Sürekli kendimi geliştirmem, öğrenmem gerekiyor ve bu konuda doyumsuzum.

Her gün, hiç bilmediğim bir konu üzerine çalışma yapıyorum. Bu konu yeni bir dil, permakültür, madencilik veya şarap olabilir. Öğrenmeye dair hali hazırda bildiğim bir şey varsa, o da öğrenmenin bağımsız ve bireysel olduğudur. Okuyup geçtiğim şeyleri genellikle unutuyorum, ancak deneyerek, kıyısından köşesinden çekiştirerek, üreterek ve çevremdekilerle paylaşarak üzerinde oynamalar yaptığım, yani kendime mâl ettiğim şeyleri gerçekten öğreniyorum.

Bugün, Semih’le birlikte 100 GÜN önce başladığım İtalyanca yolculuğumun son günüydü.

Yeni bir dil öğrenmeye karar verdiğim andan itibaren aslında tek yaptığım, Semih’i dinlemekti. Sorgusuz sualsiz.

Ama Semih de öyle alışkın olduğumuz şeyler söylemiyordu ki.

Bildiğim üç dili okulda öğrenmiştim ve öğrenmeye başladıktan sadece 20 gün sonra o dilde edebi metinler çevirmek aklımın ucundan geçmezdi. Mümkün değildi!

Ama Semih daha 20. günümde önüme Paulo Coelho’nun cümlelerini koydu ve “Hadi çevirelim,” dedi. Onunla çalışmıyor olsaydım ve aklıma böyle çılgınca şeyler gelmiş olsaydı, her şeyden önce kaşlarımı çatıp haddimi bilmem konusunda kendime bir nutuk çekerdim. İtalyancaya dair ne biliyordum ki Paulo Coelho çevirecektim? Yapamazdım.

Ama Semih, “Hadi çevirelim,” dediğinde, “Demek ki 20 günlük çalışmalarım beni buna hazırladı, Semih bunu söylediğine göre yapabilirim,” diye düşündüm ve kör topal da olsa çevirdim o metni.

Eğlence asıl o günden sonra başladı.

Semih İtalyanca konuşmamı söylüyordu, konuşuyordum.

İtalyanca kitap oku, diyordu, okuyordum.

İtalyanca altyazılı İtalyanca videolar izliyordum, başım dönüyordu. Tüm bunlar sağduyuya aykırıydı!

Bu 100 GÜN boyunca öğrenmeye dair bildiğim hemen her şeyi gözden geçirmem gerekti. İşte 100 gün içinde, öğrenmeye dair öğrendiklerim:

1) Hayran kalın. Öğrenmek istediğiniz konu sizi büyülemiyorsa, öğrenmek için yeterince çaba göstermezsiniz. Anlık motivasyon hissi sizi sarsa da en önemli nokta olan sürekliliği sağlayamazsınız. Öğrenmek istediğiniz konuyu sevin, hayran kalın, onunla özdeşleşin.

2) Maruz kalın. Öğrenmek istediğiniz konuyla ilgili nitelikli kaynakları araştırın ve kendinizi o büyüleyici konuya bırakın. Kitaplar, videolar, web sayfaları… Kaynak yok mu? Siz oluşturun.

3) Küçük adımlarla ilerleyin. Aslında yapmak istediğiniz her şey başta ürkütücüdür. İstediğiniz kadar İtalyanca sözcük öğrenebilirsiniz, ancak istikrarlı olmalısınız. Günde yarım saatinizi ayırabiliyorsanız, yarım saatinizi ayırın. Yarım saatte ne değişir, diye düşünmeyin.

4) Oynayın. Öğrenmek iş değildir, aksine eğlenceli bir oyundur. Eğlenmek için değil, mecbur olduğunuz için öğrendiğinizi düşünüyorsanız, yine sürdürülebilirliği sağlayamazsınız. Ya konudan nefret edersiniz ya da umursamazsınız. O yüzden eğlenin. Eğlenceli hale getirin. Oyunlar yaratın. Şarkı söyleyip dans edin.

5) Başkalarıyla birlikte öğrenin. Öğrenme bireyseldir ve bağımsızdır, dedik. Ancak başkalarıyla birlikte ilerlemek, yolculuğu kesinlikle daha keyifli hale getiriyor. Facebook’taki 100 GÜNDE BİR DİL ÖĞREN grubunda yabancı dil öğrenenler olarak birbirimizi motive ettik, kaynaklarımızı paylaştık, sorularımıza cevap bulduk.

6) Kendinizi test edin. Alışkın olduğumuz sıkıcı sınavlardan bahsetmiyorum, bunu da oyun haline getirin. Böylece bilmediğiniz kısımları tespit eder ve boşlukları kolayca doldurursunuz.

7) Öğretin. Öğrendiklerinizi sindirmenin ve pekiştirmenin daha iyi bir yolu yok. Konuyu çok iyi bilmenize de gerek yok, başlangıç seviyesinde kalın. Öğrendiğiniz konuyu karşınızdakine anlatırken gerçekten anlamaya başlarsınız, çünkü öğretmek için konuya kafa yormanız, başkasına net bir şekilde aktarmak için organize etmenin bir yolunu bulmanız, onların hatalarını görmeniz ve düzeltmelerine yardımcı olmanız gerekir. Bu sayede kendi eksik noktalarınızı da fark edersiniz.

8) Öğrenme bilinçaltı düzeyde gerçekleşebilir. Zihnimizi her daim kontrol ettiğimizi ve ne öğreneceğini, nasıl öğreneceğini, hangi verileri alacağını söyleyen programcılar olduğumuzu düşünürüz. Eh, bazen böyle olmuyor. Zihin tuhaf şekilde çalışıyor. Bilgiler arasında geziniyor, tuhaf şeyleri kavrıyor ve sandığımızdan daha fazlasını alıyor. Kendinizi test ettiğinizde hiç farkında olmadığınız şeyleri bildiğinizi görüyorsunuz. Dolayısıyla öğrenmek istediğiniz konu neyse, kendinizi mümkün olduğunca ona maruz bırakın ve kendinize sindirmek için zaman verin.

9) Öğrendiklerinizi gösterin. Bu benim son zamanlarda alışmaya çalıştığım bir durum. Evet, öğrendiklerimi çevremdekilerle paylaşmayı çok seviyorum, ancak bu sıralar paylaştığım kişilerin sayısını arttırmaya çalışıyorum. Tıpkı öğretirken olduğu gibi, bunun da sayısız faydaları var. Üstelik paylaştıkça çoğalıyor!

Tarih:100 GÜN100 günde bir dil öğrenİtalyancaKonuk YazarYabancı Dillerim

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: