İçeriğe geç

Motivasyon Yalanı: Motivasyona Asla İnanmayın

Aldığım mesajlarda çok sık “motivasyon” sözcüğünü görüyorum. Yapmak istiyordum ama bir türlü başlayamıyor veya başlasam bile devam ettiremiyordum. Yazılarınızla beni şunu şunu yapmaya motive ettiniz, teşekkür ederim, diyorlar.

Elbette bunu duyduğuma çok seviniyorum. Çok seviniyorum ama sevindiğim kadar da endişeleniyorum. Çünkü motivasyonun ipiyle kuyuya inilmeyeceğini biliyorum. Motivasyona güvenip yola çıkan birinin çok kısa süre içinde pes edeceğini biliyorum.

Motivasyon sabun köpüğü gibi bir şeydir. Çok motive olsanız bile birkaç gün, en fazla birkaç hafta sonra motivasyonunuzdan eser kalmaz.

Oysa başarılı ve mutlu olmak için bundan çok daha fazlasına ihtiyacımız var. Goethe’nin deyişiyle “başlangıcın sihri”ne dahildir çünkü motivasyon. Oysa bize başlamak yetmez. Bizim başlamak, sebat etmek ve bitirmeye ihtiyacımız var.

Motivasyona asla güvenmeyin. Motivasyonla hiçbir zaman yola çıkmayın.

Başarı ve mutluluğa motivasyonla gidilmiyor.

Başarı ve mutluluğa giden yol iç disiplininden geçiyor.

Bu, o kadar hayati bir şey ki tekrarlamak istiyorum:

Başarının da mutluluğun da sırrı iç disiplini.

Peki, iç disiplinini nasıl elde edeceğim?

Çocukluğundan bu yana bir hedef uğrunda çalışmadığı tek bir günü dahi geçmemiş birisi olarak iç disiplinine dair söyleyeceğim çok şey var. Yazdığım yüzlerce yazının bir kısmı dolaylı olarak, bir kısmı da doğrudan iç disiplinine odaklanmış yazılar. Şu an yazdığım kitapta da iç disiplininin peşinden gidiyor, nasıl iç disiplini kazanırım, sorusuna ikna edici cevaplar arıyorum.

İyi düşün iyi olsun’cu şarlatanların, enerji gönderiyorum tut’çuların peşinden giden milyonlarca insan var. Belki siz de onlardan birisiniz. Sizi hayal kırıklığına uğratacağım ama söylemek zorundayım:

Hayatta sadece düşünerek, isteyerek, hissederek hiçbir şey başarılmıyor. Başarıyı ancak, sağlam bir iç disiplinine sahip olup aynı zamanda da, iyi düşün iyi olsun, sözünü uygulayabilenler yakalıyor.

Bunu bildiğim için de her gün, nasıl iç disiplini elde ederim, iç disiplinimi nasıl güçlendiririm, sorularına cevaplar arıyorum.

Yazarak hem kendi hayatımı hem de başka sebatkâr insanların hayatlarını incelediğim yüzlerce sayfa sonunda birçok tatmin edici cevaba ulaştım da. Dediğim gibi, bu konuda söyleyecek çok sözüm var ama bana, nasıl iç disiplini kazanırım, sorusuna tek bir cevap verme hakkın var, deseler şunu söylerdim:

Bana göre iç disiplininin sırrı, çalışmış, bir şey yapmış, bir şey başarmış olmanın verdiği o tarif edilemez güzellikteki başarı hissine bağımlı olmak.

Bir iş yapmış, bir iş becermiş, bir iş kotarmış olmanın verdiği başarı hissi benim hayatta en sevdiğim his. Bu hissi her gün birçok defa hissetmeden duramıyorum. O gün cebimde birçok başarı hissi biriktirmemişsem hiçbir şeyden tat alamıyor, gönül rahatlığıyla uyuyamıyorum.

Bu kadar işi aynı anda nasıl yapabildin, yapabiliyorsun, aynı anda birkaç dil birden nasıl öğrendin, öğrenebiliyorsun, diyorlar. Bu soruların en doğru cevabı da yine burada yatıyor aslında:

Başarı hissine o kadar bağımlıyım ki gün içinde bir defa hissetmek yetmiyor. On defa, yirmi defa hissetmem gerekiyor. Sonunda bir bakmışım, birçok dil öğrenmişim, birçok alanda uzmanlaşmışım, birçok işte derinleşmişim.

Hangi alanda olursa olsun, başarılı olmak istiyorsak hazlarımıza ve alışkanlıklarımıza tutunmamız gerektiğini defalarca söyledim. İşte, hazlarla alışkanlıklar birleşti mi bağımlılık oluşuyor. Eğer iyi yönde kullanılırsa bağımlılık o kadar güçlü bir şey ki başarmak istediğiniz işe bağımlı olmayı bir başardınız mı başarılı olmamanız imkânsız hâle geliyor.

Başarmak istediğimiz işe bağımlı olmanın yolu da o işe çalıştıktan sonra hissettiğimiz o başarı hissinden geçiyor. Bir işi yaptıktan sonra duydukları başarı hissine tutunanlar bir süre sonra o işi yapamadan duramaz hâle geliyor. E bir işi yapamadan duramaz hâle geldiyseniz o işi başarmışsınız demektir zaten.

Mutlu ve başarılı olmak istiyorsak mutlaka ama mutlaka bir şey yapmış olmanın verdiği başarı hissine tutunmamız gerek.

Bir şey başarmış olmanın verdiği güzel hissi hayatımızın en güçlü, en değerli, en önemli hissi yapmamız gerek.

Tarih:100 GÜN100 günde bir dil öğrenYabancı Dillerim

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: