İçeriğe geç

Yabancı Dillerde İşitme Becerinizi Geliştirecek Çok Önemli Bir Tavsiye

Almanya’ya gittim. Almanca öğrenmeye başladım. Kısa bir süre sonra Alman sevgilim oldu. Bir süre sonra bir şeyi fark ettim:

Sevgilimi kolayca anlayabiliyor, ama başkalarını onun kadar iyi anlayamıyordum.

Başka bir Alman, sevgilimin söylediği şeyin aynısını söylese de onu sevgilimi anladığım gibi anlayamıyordum.

Bu, bana yabancı dil öğrenme işine dair çok önemli bir şey öğretti:

Bir yabancı dilde düzenli ve bilinçli işitme çalışmaları yaparak kulağımızı o dile açıyoruz. Bir süre sonra kulağımız o dile karşı daha hassas hale geliyor ve söylenenleri anlamaya başlıyoruz.

Fakat kulağımız zaman içinde sadece o dile değil, belli bir sese, belli bir kişi veya kişilerin sesine de hassaslaşmaya başlıyor. Bu yüzden de bir süre sonra belli kişileri diğerlerinden daha iyi anlar hale geliyoruz.

Bunun bir dezavantaj değil, avantaj olduğunu düşünüyorum.

Çünkü diğerlerinden daha iyi anladığımız ses bizim için bir nevi köprü görevi görüyor.

Bize, hiç kimseyi anlamamaktan herkesi anlamaya götüren bir köprü oluyor.

Bunu Almanca öğrenirken deneyimlediğim için diğer dillerimi öğrenirken de bu yöntemi uyguladım.

Örneğin İtalyanca öğrenmeye başladığım ilk günden itibaren, Learn Italian with Lucrezia‘nın Lucrezia’sının sesine tutundum. Aylar boyunca her gün Lucrezia’yı dinledim.

Başlarda sadece Lucrezia’yı anlayabiliyordum.

Sonra diğerlerini de anlar hale geldim, ama hâlâ Lucrezia’yı diğerlerinden daha iyi anlıyordum.

Derken Lucrezia beni karşı yakaya taşıdı ve herkesi anlar hale geldim.

Aynı yöntemi Sırpça öğrenirken de uyguladım.

Baştan itibaren, Brezilyalı Thiago Ferreira‘yı dinlemeye başladım.

Evet, dinlediğim kişi Sırp değil, Brezilyalı.

Thiago Ferreira, Sırpçayı çok kısa süre içinde öğrenip akıl almaz bir seviyeye getirmiş ve bu şekilde Sırbistan’da ün yapmış. Şimdi televizyon programlarına konuk oluyor, röportajlar veriyor, ödüller alıyor. Onu dinleyen Sırplar, Sırplardan daha iyi Sırpça konuştuğunu ve Sırpçanın ana dili olmadığını anlamanın mümkün olmadığını söylüyorlar.

Başta Sırpça hiçbir şeyi anlayamıyordum.

Sonra Thiago’nun sesine tutundum ve Thiago’yu anlar hale geldim.

Ve onun sesi beni, başkalarını da anladığım bir seviyeye taşıdı.

Bu yüzden, dil öğrenen herkese bunu tavsiye ediyorum:

Öğrendiğiniz dili açık ve anlaşılır konuşan, sesi ve enerjisi hoşunuza giden birini bulun YouTube’da.

Bu kişinin sadece sesini değil, kendisini de sevmelisiniz. Çünkü aylar boyunca her gün sizinle olacak, her gün yanınızda olacak. Sesini ve enerjisini sevdiğiniz birini bulun ve yoğun bir biçimde onu dinlemeye başlayın. Aynı videoları beş defa, on defa, yirmi defa, elli defa dinleyin.

Bir süre sonra mucizevi bir şey olacak ve söylediklerini anlar hale geleceksiniz.

Hatta bir süre sonra o kişinin söylediği her şeyi anlar hale geleceksiniz.

Derken bir gün bir bakmışsınız, sadece onu değil, başkalarını da anlar hale gelmişsiniz.

Yabancı dilde söylenenleri anlamanın o tarifsiz hazzını yaşar hale gelmişsiniz.

 

 

Tarih:100 GÜN100 günde bir dil öğrenAlmancaBoşnakçaİtalyancaSırpçaYabancı Dillerim

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: